Dürüstlük Deyince...
Zeki Dağ'ın Kaleminden
Dürüstlük deyince aklınıza ilk ne geliyor?
Belki doğru sözlülük, belki güven, belki de insanın söylediğiyle yaptığı arasındaki uyum… Oysa dürüstlük, sadece yalan söylememek değildir.
Dürüstlük; insanın kimse görmediğinde de doğru kalabilmesi, emanete sahip çıkması, dostunun arkasından konuşmaması ve kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına yapmamasıdır.
Bugün çevremize baktığımızda en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden birinin de bu olduğunu görüyoruz: güven.
Hayat Bir İmtihan
Dertsiz, tasasız ve sıkıntısız bir hayat olsaydı, Allah onu önce Peygamber Efendimiz'e verirdi. Fakat hayat, başlı başına bir imtihan yurdudur.
Kimi zaman hastalıkla, kimi zaman yoklukla, kimi zaman sevdiklerimizle, kimi zaman da insanların yaptıklarıyla sınanırız.
Bazen "Neden ben?" diye sorarız.
Belki de asıl soru, "Bu imtihandan nasıl bir insan olarak çıkacağım?" olmalıdır.
Çünkü insanı büyüten yalnızca güzel günler değildir. Çektiği sıkıntılar, uğradığı haksızlıklar, kırgınlıkları ve hayal kırıklıkları da insana hayatın gerçeklerini öğretir.
Ben güçlü doğmadım. Güçlü olmayı bana hayat öğretti. Sırtımdan yediğim hançerler, yeniden ayağa kalkmayı öğretti. Güvendiğim insanların hayal kırıklıkları, kime güvenip kime mesafe koymam gerektiğini öğretti.
Karşımıza Çıkan İnsanlar
İnsanlar hayatımıza tesadüfen girmez.
Karşılaştığımız insanların bazıları imtihanımız, bazıları mükâfatımız, bazıları ise bize hayat dersi veren öğretmenlerimiz olur.
Kimi gelir ve kalbimizi güzelleştirir.
Kimi gelir, sabrımızı sınar.
Kimi gelir, bize insanları tanımayı öğretir.
Kimi ise giderken arkasında büyük bir ders bırakır.
Bu yüzden Rabbim, karşımıza iyi insanlar çıkarsın. Kalbimizi yormayan, arkamızdan konuşmayan, sevincimizde sevinen, sıkıntımızda yanımızda duran insanlarla karşılaştırsın.
Bir Gülümseme, Bir Dua, Bir İyilik
Yüzü güzelleştiren tebessüm, kalbi güzelleştiren dua, dünyayı güzelleştiren ise iyiliktir.
İyiliğin olduğu her yerde adımız anılsın demiyorum sadece; yaptığımız iyiliklerin karşılığını beklemeden yapılmasını diliyorum.
Çünkü gerçek iyilik, karşılık beklemeden yapılan iyiliktir.
Bazen bir tebessüm, bazen içten söylenmiş bir "Nasılsın?", bazen edilen bir dua, bazen de zor durumda olan bir insanın elinden tutmak… Bunların hiçbiri küçük değildir.
Belki bizim önemsemediğimiz bir iyilik, başka bir insanın hayatındaki en güzel hatıra olur.
Dostluk ve Dua
Dost, yalnızca iyi günümüzde yanımızda olan değildir.
Dost, zor günümüzde de elimizden tutandır.
Güzel dostlarımızın ettiği dualar kabul olsun. Ettikleri her dua dertlere deva, hastalara şifa, gözlere nur, gönüllere huzur, geçmişlerimize rahmet, evlerimize bereket getirsin.
Ben dualarımda sizlere yer veriyorum.
Sizlerden de ricam, dualarınızda beni ve bizleri unutmayın.
Âmin.
Her Şeyi Bildiğini Sanmak
"Ben her şeyi bilirim."
İnsanın kendisine söyleyebileceği en büyük yanılgılardan biri belki de budur.
Her şeyi bilmekten önce kadir kıymet bilmeyi öğrenmeliyiz.
Çünkü çok şey bilmek insanı değerli yapmaz. Asıl değerli olan, bildiğini doğru yerde kullanmak, insanın hakkına girmemek ve gönül kırmamaktır.
Her doğru, doğru yerde söylendiğinde güzeldir. Fakat doğruyu söylerken bile bir insanın kalbini kırıyorsak, sözümüzün doğruluğu kadar üslubumuzun da hesabını vermemiz gerekir.
Rabbim bizleri doğru yoldan ayırmasın.
Ölüm Var Dostum...
Ölüm var dostum.
Hepimizin gideceği, hiçbirimizin geri dönemeyeceği bir yol var.
Madem ölüm var, neden birbirimizi kırıyoruz?
Neden dostlarımızın kıymetini onlar yanımızdayken bilmiyoruz?
Neden insanların arkasından konuşuyor, dedikodu ediyor, yalanlarla birbirimizin itibarını zedeliyoruz?
İnsan, bir başkasının gıyabında konuşurken acaba kaç günah kazandığını hiç düşünüyor mu?
Bir gün herkesin önüne kendi yaptıkları konulacak.
O gün makamın, paran, şöhretin, üstün görünme çaban değil; insanlara nasıl davrandığın konuşulacak.
O yüzden diyorum ki:
Güzel dostlarınızın kıymetini onlar yanınızdayken bilin.
Bir insanı kaybettikten sonra arkasından güzel konuşmanın, o insan hayattayken gönlünü kırmaktan daha değerli olmadığını unutmayın.
Küslükten Önce Kalp Kırmayı Düşünün
"Ölüm var, küs kalmayalım."
Söylemesi kolaydır.
Ama asıl mesele, ölüm gelmeden önce kalp kırmamaktır.
Çünkü bazı yaralar vardır; özürle kapanır, bazıları ise insanın içinde yıllarca kalır.
Bazen geceleri gördüğümüz rüyalar, geçmişte yaptıklarımızın bir aynası olur.
Keşke demeye başlarız.
"Keşke onu kırmasaydım."
"Keşke o sözleri söylemeseydim."
"Keşke dostluğunun kıymetini bilseydim."
İşte insanın en ağır pişmanlıklarından biri de budur.
Bir gün kendimize, "Ben bunu neden yaptım?" diye sormadan önce, bugün yaptıklarımızı düşünelim.
İnsanları menfaatleri için yanımızda tutmayalım.
Menfaatimiz bittiğinde dostluğumuzu da bitirmeyelim.
Çünkü gerçek dostluk, çıkarların bittiği yerde başlar.
Neden Kimseye Güvenemiyoruz?
Bazen kendimize soruyoruz:
"Neden artık kimseye güvenemiyorum?"
Belki cevabı geçmişimizde saklı.
Zamanında dost bildiklerimize iyilik yaptık. Onları kendimizden bildik. Sırlar verdik, gönül verdik, emek verdik.
Sonra ne oldu?
Kimi arkamızdan konuştu.
Kimi sırrımızı başkasına anlattı.
Kimi iyiliğimizi unuttu.
Kimi de menfaati bittiğinde bizi hayatından çıkardı.
Ve biz, zamanla insanlara güvenmeyi unuttuk.
Fakat burada kendimize de bir soru sormalıyız:
Biz başkalarının güvenini hak eden insanlar mıyız?
Çünkü güven sadece başkalarından beklenen bir şey değildir. Önce bizim güvenilir bir insan olmamız gerekir.
Vay Halimize...
Bu dünya kimseye kalmayacak.
Ne evlerimiz, ne makamlarımız, ne servetimiz, ne de insanlar üzerinde kurduğumuz üstünlük…
Hepsi bir gün geride kalacak.
Geriye sadece yaptıklarımız kalacak.
Kırdığımız kalpler, aldığımız gönüller, ettiğimiz dualar, yaptığımız iyilikler ve verdiğimiz zararlar…
Öyleyse gelin, birbirimizi daha fazla kırmayalım.
Dostlarımızın kıymetini bilelim.
Gıybetten, yalandan, iftiradan uzak duralım.
Bir insanı kaybetmeden önce değerini anlayalım.
Ve en önemlisi, dürüstlüğü sadece dilimizde değil, hayatımızda yaşayalım.
Çünkü ölüm var dostum…
Hem de sandığımızdan çok daha yakın.
Bugün kırdığımız bir insanın yarın yanında olamayabiliriz.
Bugün söylemediğimiz bir özür, yarın dilimizden hiç çıkamayabilir.
Bugün yapmadığımız bir iyilik için yarın fırsat bulamayabiliriz.
O yüzden birbirimize karşı daha merhametli, daha dürüst, daha anlayışlı olalım.
Rabbim bizleri doğru sözden, güzel ahlaktan, iyilikten ve güzel insanlardan ayırmasın.
Kalbimizde kin değil sevgi, dilimizde yalan değil doğruluk, hayatımızda kötülük değil iyilik olsun.
Allah hepimizi doğru yoldan ayırmasın, gönül kıranlardan değil gönül alanlardan eylesin.
Âmin.
Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Malatya kategorisindeki diğer haberler

BAŞKAN ER: “BEYLERBAŞI’NI YAPACAĞIZ ŞEHİT FEVZİ VE TAŞTEPE’Yİ DE DÖNÜŞT…

Başkan Mikail Sülük’ün Oğullarının Sünnet Merasimine Yoğun Katılım

Anahtar Parti Yeşilyurt İlçe Başkanlığı'ndan Aşure Etkinliği: Birlik, B…

İYİ Parti İl Başkanı Serdar Yıldız’dan Sami Er’e Çok Sert Tepki

MUHTARLAR İLK ONUR ÖDÜLÜNÜ SALİH KARADEMİR’E TAKDİM ETTİ
