reklam
BIST12.270
DOLAR49,06
EURO55,18
ALTIN6.543
BITCOIN4.163.977
13° MALATYA

Saadet Partisi'nden 'Akademik Özgürlük' Raporu: Türkiye 10 Yılda %68 Geriledi

Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, üniversitelerin mevcut durumunu ve akademik özgürlük göstergelerini ele alan "Üniversiteler Ne Kadar Özgür?" başlıklı Sosyal Gündem Analiz Raporu’nu yayınladı.

03 Ekim 2026 11 okunma 3 dk okuma
1000256688
1000256688
Saadet Partisi'nden 'Akademik Özgürlük' Raporu: Türkiye 10 Yılda %68 Geriledi

Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, üniversitelerin mevcut durumunu ve akademik özgürlük göstergelerini ele alan "Üniversiteler Ne Kadar Özgür?" başlıklı Sosyal Gündem Analiz Raporu’nu yayınladı. Rapor, V-Dem verilerine dayanarak Türkiye'de akademik özgürlüğün son 10 yılda %68 oranında gerilediğine dikkat çekiyor.

ANKARA — Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan 46. Sosyal Gündem Analiz Raporu ve konuya ilişkin basın açıklaması kamuoyuyla paylaşıldı. Rapor, Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarının akademik özgürlük, kurumsal özerklik ve bilimsel üretim kapasitesindeki yapısal gerilemeyi gözler önüne seriyor.

Endeks Verileri Ciddi Bir Düşüşe İşaret Ediyor

Yayınlanan raporda yer alan V-Dem (Varieties of Democracy) verilerine göre; Türkiye’nin Akademik Özgürlük Endeksi 2015 yılında 0,278 seviyesindeyken, 2025 yılında 0,088'e düştü. Bu tablo, son 10 yılda %68’lik net bir gerilemeye karşılık geliyor.

Raporda öne çıkan diğer çarpıcı göstergeler ise şöyle sıralandı:

 * Araştırma ve Öğretim Özgürlüğü: 2012 yılında 0,49 olan gösterge puanı, 2025'te 0,14'e gerileyerek %71 oranında kayıp yaşadı.

 * Akademik ve Kültürel İfade Özgürlüğü: 2012'de 0,37 olan seviye, 2025'te 0,10'a düşerek %73 ile en yüksek oransal gerilemenin görüldüğü alan oldu.

 * Bölgesel Karşılaştırma: Türkiye; araştırma, öğretim ve ifade özgürlüğü gibi temel alanların tamamında Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ortalamasının (0,34 - 0,36) altında kaldı. AB-27 ortalamalarıyla kıyaslandığında ise Türkiye'nin puanı AB'nin yaklaşık beşte biri ile yedide biri seviyesinde seyrediyor.

"Üniversiteler Siyasetin Değil, Bilimin Alanı Olmalıdır"

2016 yılında rektörlük seçimlerinin kaldırılarak rektörlerin doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanması sistemine geçilmesinin akademik topluluğun karar mekanizmalarındaki etkisini zayıflattığı vurgulandı. Üniversitelerin herhangi bir siyasi anlayışın arka bahçesi olmaması gerektiği belirtilen raporda, "İhtiyacımız 'bizim üniversitelerimiz' değil, milletimizin ve insanlığın ortak birikimine katkı sağlayan bilim üniversiteleridir" ifadesine yer verildi.

Görünmeyen Tehlike: Öz Sansür ve Dijital Yayın Tartışmaları

Raporda, yasakların yanı sıra soruşturma ve ceza endişesiyle akademisyenlerin soru sormaktan ve ulaştıkları bilimsel verileri paylaşmaktan çekinmeleri "öz sansür" tehlikesi olarak nitelendirildi.

Son dönemde akademisyenlerin YouTube ve benzeri platformlarda içerik üretip gelir elde etmelerine yönelik ticaret yasağı tartışmalarına da değinilerek, bilim iletisinin ticari faaliyetlerden ayrı tutulması gerektiği savunuldu. Akademisyenlerin bilimsel ve eğitsel içerik üretmelerinin engellenmesinin dezenformasyon ve safsatalara alan açacağı ifade edildi.

Saadet Partisi'nin Çözüm Önerileri

Raporda ve basın açıklamasında Türkiye’de üniversitelerin yeniden güçlü birer bilim merkezine dönüşebilmesi için şu öneriler sıralandı:

 * Kurumsal Özerklik ve Liyakat: Rektör belirleme süreçlerinde akademik topluluğun katılımı artırılmalı; liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik esas alınmalıdır.

 * Dengeli Devlet Yönetimi: Devletin denetim görevi, akademik kararların merkezi idareye bağımlı hale getirilmesine dönüşmemelidir.

 * Özgür Araştırma Zeminleri: Akademisyenler araştırma konularını siyasi veya idari kaygılarla değil, bilimsel ölçütlerle belirlemelidir.

 * Toplumsal Entegrasyon: Akademisyenler yalnızca kampüs duvarları arasına sıkışmamalı; bilgi ve deneyimlerini sanayide, yerel yönetimlerde ve siyasette toplum yararına kullanabilmelidir.

Parti yetkilileri, "Önce Ahlâk ve Maneviyat" anlayışıyla bilginin hakkaniyet ve toplumsal faydayla buluşması gerektiğini vurgulayarak, hedeflerinin siyasetin gölgesinde kalan değil; bilimin ışığında ilerleyen, özgür ve üretken üniversiteler inşa etmek olduğunu bildirdi.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.
Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.