reklam
ALTIN
 6.124,64
DOLAR
 46,4828
STERLİN
61,4884
EURO
 53,0521

Zorlukları Sevgiyle Aşan Bir Çift: Karakaplan Ailesi

 

29 Haziran 2026 21:11
Zorlukları Sevgiyle Aşan Bir Çift: Karakaplan Ailesi

İyi Günde Kötü Günde Sözünün Canlı Kanıtı: Karakaplan Çiftinin Sevgi ve Emek Dolu Başarı Hikayesi

Günümüzde evliliklerin sudan sebeplerle, en küçük ekonomik veya sosyal sarsıntıda kolayca sonlandırıldığına üzülerek şahit oluyoruz. Tam da bu dönemde; sabrın, sadakatin ve el ele vermenin gücünü hatırlatan muazzam bir insan hikayesi Malatya’dan yükseliyor. Yeşilyurt ilçesine bağlı Banazı (Konak) bölgesinde yaşayan Nursel ve Aslan Karakaplan çifti, "Zorlukları eşler beraber göğüslerse, üstesinden gelinmeyecek hiçbir güçlük yoktur" sözünün adeta canlı birer kanıtı.

Atıl Bir Dönümlük Bahçeyi Cennet Bahçesine Çevirdi

"Kadının elinin değdiği yer güzel olur" sözünü hepimiz çok duymuşuzdur. Ancak bu sözü yerinde, hayatın tam içinde görmek çok daha başka bir duygu. Karakaplan çiftini yakından tanıma şansım olduğunda, bu cümlenin altının nasıl emekle doldurulduğuna bizzat şahit oldum. Çiftimiz, Banazı’da bulunan ve tamamen atıl durumdaki bir dönümlük bahçeyi adeta bir cennet bahçesi haline getirmiş.

Görenlerin profesyonel bir peyzaj firmasının elinden çıktığını sandığı bu bahçenin sıvasından çevre düzenlemesine kadar her köşesinde Nursel Hanım’ın parmak izleri var.

"Ben Engelliyim Abla, Eşim Benim Yaşama Sebebim..."

Bu başarının arkasında aslında büyük bir fedakarlık hikayesi yatıyor. Nursel Karakaplan Hanım’ın eşi Aslan Karakaplan, yıllar önce geçirdiği ağır bir rahatsızlık nedeniyle gözlerinde ve yürümesinde yavaşlama yaşamış, yani engelli bir birey olarak hayat mücadelesine devam ediyor. İşte bu kırılma noktasında Nursel Hanım; hem bir eş, hem bir anne, hem de tabiri caizse evin erkeği gibi tüm zorlu görevleri üstlenmiş.

Aslan Bey, bir seneye yakın hastanede kaldığı o çok zorlu süreçte ve sonrasında yaşadıkları maddi sıkıntılarda eşinin sergilediği duruşu gözleri dolarak şu sözlerle özetliyor:

"Ben engelli olduğum için abla, bahçe ve benzeri ağır işleri yapamıyorum. Ama eşim Nursel çok becerikli. İyi bir eş, iyi bir anne, harika bir hayat arkadaşı. Çok maddi sıkıntı çektiğimiz halde bunu dışarıya hiç yansıtmadı, kimseye bildirmedi. O kadar güçlü bir kadın ki onunla gurur duyuyorum. Varlığı, azmi ve sevgisi benim bu hayattaki yaşama sebebim oldu. Biz evlenirken 'iyi günde ve kötü günde' dedik. Kötü günler çok şükür geride kaldı, inşallah şimdi iyi günleri yaşayacağız."

 

Bu Sevginin En Güzel Meyvesi: İbrahim Atakan

Karakaplan çiftinin bu zorlu ama sevgi dolu mücadelesinin ortasında, hayatlarına anlam katan, geleceğe umutla bakmalarını sağlayan dünyalar tatlısı bir evlatları var. Bugün 16 yaşında olan fidan gibi bir delikanlı, İbrahim Atakan

Anne ve babasının birbirine olan bağlılığını, zorluklara karşı nasıl dimdik durduğunu görerek büyüyen İbrahim, bu yuvanın en büyük neşe kaynağı. Nursel Hanım’ın her zorluğa göğüs gererken arkasındaki en büyük motivasyonu, Aslan Bey’in ise hayata tutunma dallarından biri o. Karakaplan ailesi, oğulları İbrahim Atakan'a sadece bir yuva değil; sadakatin, emeğin ve gerçek sevginin ne olduğunu gösteren muazzam bir hayat okulu sunmuş.

Sıvasını da Kendisi Yaptı, Boyasını da!

Maddi olanaksızlıkların arkasına sığınmak yerine birbirlerine destek olan çift, Konak’ta dubleks bir ev yaptırmış. Ancak iş dış cepheye ve bahçeye gelince, Nursel Hanım kolları sıvamış. Evin dış cephesini tamamen kendisi boyamış, bahçe düzenlemesini tek başına üstlenmiş. Bahçeyi daha da güzelleştirmek için küçük masa ve sandalyeleri rengarenk boyayarak göz alıcı, cıvıl cıvıl bir yaşam alanı inşa etmiş.

Yeşilyurt Kiraz Festivali’nde bizleri samimiyetle karşılayıp "Buyurun bir kahvemizi, ayranımızı için" diyerek evlerine davet ettiklerinde, bu sıcak yuvaya ve o muhteşem bahçeye hayran kalmamak elde değildi.

Mutfakta Beş Yıldız On Numara Bir Maharet

Nursel Hanım’ın becerisi sadece dışarıdaki inşaat, boya ve peyzaj işleriyle de sınırlı değil. Mutfakta da adeta beş yıldız, on numara bir gastronomi ustası olduğunu gördük.

Eğer Yeşilyurt’un tescilli lezzeti olan o meşhur Kiraz Yaprağı Sarması’nı Nursel Hanım’ın maharetli ellerinden yemediyseniz, bugüne kadar "Kiraz yaprağı sarması yedim" demeyin. İncecik sarımı, soğanın harika karamelizesi ve muhteşem sunumuyla tam anlamıyla parmak ısırtan bir lezzetti. Başta Nursel Hanım olmak üzere, eşi Aslan Bey'e ve biricik oğulları İbrahim Atakan'a sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir ömür diliyoruz.

(H.Serap Karlıdağ)

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.