BIST11.722
DOLAR49,45
EURO55,62
ALTIN6.640
BITCOIN4.029.397
16° MALATYA
Yaşam

Zeki Dağ:"YETİMİN BABASI, FAKİRİN UMUDU YAMALI RAMAZAN HOCA UNUTULMAYACAK!"

Malatya’nın sokaklarında bir derviş vardı. Onun adı Yamalı Ramazan Hoca’ydı. Yetimlerin babası, fakirlerin abisi ve kimsesizlerin umuduydu

16 Ekim 2026 2 okunma 7 dk okuma
1000260927
1000260927
YETİMİN BABASI, FAKİRİN UMUDU YAMALI RAMAZAN HOCA UNUTULMAYACAK!


Malatya’nın sokaklarında bir derviş vardı. Onun adı Yamalı Ramazan Hoca’ydı. Yetimlerin babası, fakirlerin abisi ve kimsesizlerin umuduydu. Hayatını ihtiyaç sahiplerine adayan Ramazan Soylu, yıllarca Malatya’nın mahallelerinde, sokaklarında ve şehrin dört bir yanında yetimlerin ve fakirlerin yardımına koştu. Gece gündüz demeden ihtiyaç sahiplerini arayan, onların kapısını çalan ve dertlerine ortak olan Yamalı Ramazan Hoca, geride unutulmayacak bir iyilik mirası bıraktı.


MALATYA’NIN SOKAKLARINDA BİR DERVİŞ: YAMALI RAMAZAN HOCA

Malatya denilince akla yalnızca kayısı bahçeleri, fırından yeni çıkmış peynirli ekmekler veya Levent Vadisi’nin devasa kanyonları gelmez. Malatya’nın tarihi, kültürü ve dört bir yanındaki güzellikleri kadar, bu şehre değer katan insanları da vardır. Şehrin sokaklarında, kaldırımlarında ve mahallelerinde insanlara dokunmuş, adeta toprağıyla bütünleşmiş öyle simalar vardır ki onlar, şehrin ta kendisidir.


İşte o simalardan biri de namıdiğer Yamalı Ramazan Hoca, yani Ramazan Soylu’dur. O, Malatya’da yetimlerin babası, fakirlerin abisi ve kimsesizlerin umudu olarak tanındı. Yolu Malatya’dan geçenlerin, bu coğrafyanın ruhunu hissetmek isteyenlerin hafızasında Ramazan Hoca, sıradan bir insandan ziyade, derviş meşrep bir hayırsever olarak yer etti.


Yamalı Ramazan Hoca’yı anlatmak, aslında Malatya’nın vicdanını, merhametini ve yardımlaşma kültürünü anlatmaktır. Çünkü onun hayatında gösterişe, lükse ve kişisel çıkarlara yer yoktu. Onun için önemli olan, bir yetimin yüzünü güldürmek, bir fakirin sofrasına katkıda bulunmak ve kimsesiz bir insanın yalnız olmadığını hissettirmekti.


SABAH NAMAZI İÇİN SEVDİKLERİNİ TEK TEK ARARDI

Merhum Yamalı Ramazan Hoca’nın kendine özgü alışkanlıklarından biri de sabah namazına verdiği önemdi. Sabah namazı vakti geldiğinde sevdiklerini telefonla arar, “Sabah namazı zamanı geldi, kalktınız mı?” diye sorardı.


Bazen beni de sabah namazı için arardı. Acaba namaza kalkmış mıyım diye merak eder, zaman zaman telefon ederek beni de uyandırırdı. Onun bu davranışı, yalnızca bir telefon görüşmesi değildi; inancını, dostluğunu ve insanlara duyduğu sevgiyi gösteren güzel bir hatıraydı.


Bugün o telefonların sesi artık duyulmuyor. Ancak Ramazan Hoca’nın bıraktığı hatıralar, onu tanıyanların gönlünde yaşamaya devam ediyor.


Allah kendisine rahmet eylesin, mekânı cennet olsun inşallah.


YETİMLERİN BABASI, FAKİRLERİN UMUDUYDU

Yamalı Ramazan Hoca, yetimleri hiçbir zaman unutmadı. Malatya’nın mahallelerinde, sokaklarında ve şehrin dört bir yanında nerede bir yetim, nerede bir ihtiyaç sahibi varsa onu bulmaya çalışırdı. İhtiyaçlarını öğrenir, imkânları ölçüsünde yardımlarını ulaştırırdı.


Onun hayır anlayışını anlatan en önemli hatıralardan biri de yardım kolilerini sırtında taşıdığı günlerdi. Henüz bir aracı olmadığı zamanlarda ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağı yardım kolilerini sırtına alır, evlerin kapısına kadar götürürdü. Yardım götürdüğü evlere girmez, kolileri kapıya bırakır ve sessizce oradan ayrılırdı.


İşte Allah rızası için yardım etmek böyle bir şeydi. Yardım ettiği insanı mahcup etmemek, onun gururunu incitmemek ve yaptığı iyiliği gösterişe dönüştürmemek…


Yamalı Ramazan Hoca, yardımlarını anlatmak yerine yapmayı tercih eden, iyiliğini insanların gözüne sokmadan yaşayan bir gönül insanıydı. Onun için önemli olan alkışlanmak değil, bir ihtiyacın giderilmesi ve bir çocuğun yüzünde tebessüm oluşmasıydı.


Yıllar boyunca nice yetimin, nice fakir ailenin kapısını çaldı. Kimi zaman bir yardım kolisiyle, kimi zaman bir güzel sözle, kimi zaman da yalnızca hâlini hatırını sorarak insanların gönlüne dokundu. Bu nedenle onu tanıyanlar için Yamalı Ramazan Hoca, yalnızca bir hayırsever değil, aynı zamanda bir aile büyüğüydü.


PEKİ, YAMALI LAKABI NEREDEN GELİYORDU?

Halk arasında ona neden “Yamalı” denildiğini bilen var mı?


Bu lakap, onun sade yaşamıyla ve gösterişten uzak duruşuyla özdeşleşmişti. Üzerindeki kıyafetlerin sadeliği, dünya nimetlerine karşı mesafeli tavrı ve dervişane hayatı, onun kişiliğini yansıtan özellikler arasındaydı.


Yamalı Ramazan Hoca, kendi nefsinden önce başkalarının ihtiyaçlarını düşünen, hayatını mazlumların ve kimsesizlerin yaralarını sarmaya adayan bir insan olarak tanındı. Onun dünyasında mal, mülk, lüks ve konforun önceliği yoktu. Gönlünü öksüzlere, yetimlere ve fakirlere açmıştı.


Dindar kimliğiyle, vatan ve millet sevgisiyle tanınan Ramazan Hoca, nerede bir yetim ve fakir varsa oraya ulaşmaya çalıştı. İnancını ve insan sevgisini hayatının merkezine koydu.


Bizler onu unutmadık, unutmayacağız. Sizler de Yamalı Ramazan Hoca’yı unutmayın.


POLİS ÜNİFORMASINI GERİDE BIRAKTI, HAYATINI İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ADADI

Bir dönem sırtında taşıdığı polis üniformasını geride bırakan Ramazan Soylu, malulen emekli olduktan sonra hayatını mazlumların ve kimsesizlerin yüzünü güldürmeye adadı.


Onun yaşamındaki asıl amaç, insanların gönlünde yer edinmek ve ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmaktı. Resmî görevinden ayrıldıktan sonra da insanlara hizmet etmeyi sürdürdü. Malatya’nın sokaklarında, mahallelerinde ve evlerinde ihtiyaç sahiplerini aramaya devam etti.


Yamalı Ramazan Hoca için iyilik yapmak, belirli bir zamana veya göreve bağlı değildi. O, yaz kış demeden sokaklardaydı. İnsanların dertlerini dinliyor, yetimlerin ve fakirlerin ihtiyaçlarını öğreniyor, elinden geldiğince onların yanında oluyordu.


Onu tanımayanlar zaman zaman merakla, “Bu Yamalı kimdir?” diye sorardı. Ancak onu tanıyanlar, iyi niyetini ve yardımseverliğini yakından bilirdi. İlk bakışta çekingenlik oluşturan görünümünün ardında, ihtiyaç sahiplerine karşı büyük bir şefkat taşıyan bir insan vardı.


Çocukların “Yamalı Ramazan dedemiz geliyor!” diyerek sevinmesi, onun insanlar arasında nasıl bir yer edindiğinin en güzel göstergelerinden biriydi.


Bir insanın geride bırakabileceği en büyük miras, malı ve mülkü değil, insanların kalbinde bıraktığı izdir. Ramazan Hoca da Malatya’da böyle bir iz bıraktı.


1994 YILINDA MALATYA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA BAĞIMSIZ ADAY OLDU

Yetimlerin babası ve fakirlerin abisi olarak tanınan Yamalı Ramazan Hoca, 1994 yılında Malatya Belediye Başkanlığı için bağımsız aday olarak da yola çıktı.


Onun bu adımının ardındaki temel düşünce, Malatyalı hemşehrilerine hizmet etmek ve şehrin geleceği için sorumluluk almaktı. İnsanlara yalnızca bireysel yardımlarla değil, şehir yönetiminde de hizmet edebilme düşüncesiyle yaklaşmıştı.


Ramazan Hoca’nın gönlünde makam ve mevkiden çok, insanlara faydalı olmak vardı. Onun için önemli olan, Malatya’yı ve Malatyalıları kucaklamak, insanların sorunlarına çözüm bulmak ve şehrin geleceği için elini taşın altına koymaktı.


O, resmî koltuklardan önce insanların kalbinde yer edinmeye önem veren bir isim olarak hatırlandı.


Malatya’ya hizmet etmeyi hayatının önemli bir parçası hâline getiren Ramazan Hoca, insanlara duyduğu sevgiyi ve yardım etme arzusunu yalnızca sözleriyle değil, yıllar boyunca sürdürdüğü davranışlarıyla da ortaya koydu.


Malatyalı hemşehrilerine hizmet etmek isteyen, ülkesini ve bayrağını seven Yamalı Ramazan Hoca’yı unutmayalım.


HASTALIĞIYLA MÜCADELE EDERKEN BİLE YETİMLERİ UNUTMADI

Yamalı Ramazan Hoca, hayatının son yıllarında pankreas kanseriyle mücadele etti. Ağır bir hastalıkla karşı karşıya kalmasına rağmen onu tanıyanların hafızasında, ihtiyaç sahiplerini düşünen ve yetimlere gönül veren kişiliğiyle yer aldı.


2025 yılının ağustos ayında, 79 yaşında hayata veda eden Ramazan Soylu’nun vefatı, Malatya’da büyük bir üzüntüye neden oldu.


Onun vefatıyla birlikte yalnızca bir insan değil, birçok kişinin hayatına dokunmuş bir merhamet ve iyilik hikâyesi de son buldu. Yıllarca kendilerine destek olan, kapılarını çalan, hâllerini hatırlarını soran Ramazan Hoca’yı kaybeden yetim çocuklar ve ihtiyaç sahibi aileler, kendileri için çok değerli bir insanı yitirdi.


Anlatılan hatıralara göre Ramazan Hoca, hastalığıyla mücadele ettiği son dönemlerinde de yetimleri ve ihtiyaç sahiplerini düşünmeye devam etti. Çünkü onun hayatında iyilik, yalnızca sağlıklı ve güçlü olduğu zamanlarda yapılan bir iş değildi. Yardımseverlik, onun karakterinin ayrılmaz bir parçasıydı.


Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun Yamalı Ramazan Hocamıza.


BİNLERCE SEVENİ SON YOLCULUĞUNDA YALNIZ BIRAKMADI

Yamalı Ramazan Hoca’nın vefatının ardından düzenlenen cenaze törenine çok sayıda seveni katıldı. Onu tanıyanlar, kendilerinde hatırası bulunanlar ve yıllar boyunca yardımına şahit olanlar, son görevlerini yerine getirmek için bir araya geldi.


Cenazesinde yaşanan üzüntü ve dökülen gözyaşları, Ramazan Hoca’nın insanların gönlünde nasıl bir yer edindiğini bir kez daha gösterdi.


Kimi onun sabah namazı için yaptığı telefon görüşmelerini hatırladı, kimi kapısına bırakılan yardım kolilerini, kimi de kendisine uzatılan yardım elini…


Her insanın hafızasında farklı bir Ramazan Hoca vardı. Ancak bu hatıraların ortak noktası, onun insanlara duyduğu sevgi ve ihtiyaç sahiplerine yardım etme arzusuydu.


Yamalı Ramazan Hoca’nın vefatıyla birlikte Malatya, gönüllere dokunan bir değerini kaybetti. Fakat onun yaptığı iyilikler, yardım ettiği ailelerin hatıralarında ve yetişmesine katkı sağladığı çocukların hayatlarında yaşamaya devam edecek.


MALATYA’NIN DEĞERLERİNİ UNUTMAYALIM!

Malatya denilince kayısı bahçelerini, tarihi eserlerini, doğal güzelliklerini ve kültürel zenginliklerini hatırlıyoruz. Ancak bir şehri asıl değerli kılan, o şehirde yaşayan ve çevresindeki insanlara iyilik yapan kişilerdir.


Malatyamızın dört bir yanında iz bırakan insanları unutmamak, onların hayat hikâyelerini gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur.


Biz Malatyalılar olarak ülkemizi, bayrağımızı, ezanımızı ve Kur’an-ı Kerim’imizi seviyoruz. Malatyamızı ve Malatyalı hemşehrilerimizi de çok seviyoruz. Bu şehrin değerlerini yaşatmak, insanlığa örnek olmuş isimlerini hatırlamak da bu sevginin bir parçasıdır.


Yamalı Ramazan Hoca, hayatını yetimlere, fakirlere ve kimsesizlere adayan bir gönül insanı olarak hafızalarımızda yerini aldı. Onun yaptığı iyilikleri anlatmak, adını yaşatmak ve yardımlaşma anlayışını gelecek nesillere aktarmak, kendisine duyduğumuz vefanın bir göstergesidir.


Unutmayalım ki bir yetimin başını okşamak, bir fakirin derdine ortak olmak ve ihtiyaç sahibine el uzatmak, insanlığın en kıymetli davranışlarındandır. Yamalı Ramazan Hoca, yaşamı boyunca bu anlayışla hareket eden bir isim olarak hatırlanacaktır.


Biz seni unutmadık, Yamalı Ramazan Hoca!


Yetimlerin babası, fakirlerin abisi, Malatya’nın gönül insanı Ramazan Soylu…


Allah sana rahmet eylesin. Rabbim mekânını cennet, makamını âli eylesin. Geride bıraktığın iyilikler, dualar ve güzel hatıralar hiç unutulmasın.


Malatya seni unutmayacak. Yetimler seni unutmayacak. Seni tanıyan, seven ve iyiliklerine şahit olan insanlar seni daima hayırla anacak.


Mekânın cennet olsun Yamalı Ramazan Hocam…

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

Yaşam kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.